3 Temmuz 2010 Cumartesi

Küçük Hesapları Bırakın...

Bunu yazmak için kendimi mecbur hissediyorum.
Konya için güzel bir gezi yazısı tarzında taslak hazırlamışken, bir olay artık beni buna mecbur etti.

Küçük hesaplar.

Küçük hesaplar? Bana göre insanların kendi menfaatleri için yani küçük menfaatleri için karşısındakinden hesap sormaktır. Yada karşısındakinin hesabını bozmak...
Bunu en çok nerde yaşayabilirsiniz? Ticarette. Örnek, babamın kırtasiye dükkanında sıksık karşılaşıyorum. Bulunduğu yer itibariyle yüzlerce kişinin işine geliyor, zaman kazandırıyoruz,babamın 35 yıllık mesleği, haliyle işi en ince ayrıntısına kadar biliyor. Ne nerede nasıldır? sorusuna en iyi cevap verecek insanlardandır. Konya'nın en eski kırtasiyecilerinden, birçok malı konyaya ilk süren kişi.

Bunları neden söyledim?
Hakkı verilmiyor. Boktan bir fotokopiyle, çektirecekleri kırk yılda 1 fotopkopi. 5-10 kuruşun hesabını yaparlar.

10 Bin lirayı aşan maliyetle, fiyatı düşünmeden para saçıp düğün yaparlar. Ama davetiye yazmak için 2-5 liralık kalemi pahalı görürler.

Bozuk param yok demezler, 10 Kuruş için 50 lirayı utanmadan uzatırlar. Para bozdurmak için.

Ticaret ahlakı kalmamış derlerdi, inanmazdım. Bugün Konya'nın eski ticareti yok.Zaman gelir ''dolmuş param yok abi, verir misin?'' diyen insanlara sorgulamadan gülerek para verdik. Bunları yapan insanlara, para için kötü karşılık vermek... Yakışmıyor.

Fazladan verilcek 3-5 kuruş kimseye zarar vermez. Cimriden para çıkarır. Pahalı mala itiraz edilmez, küfür edilmez, laf edilmez, ''şş bu niye pahalı'' de denmez. Sadece alınmaz.Bitti.

Ama şunuda biliyorum. Pahalılık görecelidir.

Dolmuşçunun,
Simitçinin,
Fırıncının,
Bakkalın,
Ayakkabı boyacısının,
Fotokopicinin,
Taksicinin,

ücretine niçin çoğu kez karışmıyorsunuz? Bunun nedenine göre ticaretinize yön verin.

Kısaca.
-Feyyaz TİFTİK

0 yorum:

Sayfa İstatistiği